logo

07 Haziran 2017

Neresi Gurbet, Neresi Sıla


Burhanettin Carlak
burhancarlak@home.nl

Bu yazının sipariş işareti “gidişi hüzünlendiren kadife sesli bir dostun  “İnsan zamanını durdurmak istediği yere aittir” sözü oldu. Söz kendisine aitse  ‘aşk olsun! bu söze,  ‘turnayı gözünden vurmussun’ demek  geldi iҫimden.     İnsanı duraksattıran bir saptama; yazma heveslisini kıskandıran cinsten.

Bu sözden sonra melankölik yanım gurbet türkülerini getirirken yadıma, yalnızlık ҫeken köyüm – Özvatan`daki Kalaycık tepesine düşündüm yine.           Ne mistik bir ҫekiciliği var. Zamanımı durdurmak istediğim yerlerin başında orası gelir. Bilirim; sizin de vardır öylesi sahiplendiğiniz dere-tepeler.  Rüyalarımda taşlı tepelerine ağaҫ dikmişliğim,  bile vardır.

Peki ben o coğrafyalara aitsem, nefes aldığım, ayak bastığım Hollanda`ya ne kadar aitim? Kendimizi bu şehrin, bu sokakların insanı, yerlisi gibi görüyor muyuz?

Zamanında hiҫ bir gelecek projeksiyonu olmayan, adeta adsız- pusatsız gelen ilk nesil de emekliliğini, hayatının son dönemini geҫirdiği yer yine Hollanda. Sahi biz nerede daha ҫok kendimizi evimizde hissediyoruz? Neresi gurbet, neresi yaban, nerede yabancıyız?

Hollanda`daki dokumuzu iyi bilen Ankaralı bir gönül dostum, “bizimkiler orda adeta bir kalkan örmüşler kendilerine, koruma refleksi ile kendilerini hapsediyorlar, yerlilerle kaynaşmaya da pek niyetli gözükmuyorlar” demişti.  Analizine pek de itiraz edemedim; dışarıdan, bir heliköpter bakışı ile  görüntüyü ortaya koydu.

Nazım`ın Memleketim, memleketim  diye özlemini ibadet vechi ile beslediğimiz köyümüzde de kendimizi yabancı hissetmeye başlıyoruz.  Zihniyet dünyası insana güven vermiyor, bunaltıyor.  Ve böylelikle ҫelişkiler yumak yumak büyüyor.

Yaşadığımız hatta yaşlanacağımız yerler iҫin “zamanı durdurma” hevesimiz yoksa şayet ne bir bir hazırlığımız ne de bir katkımız oluyor.

Türkmenlere atfen, ‘göҫ yolda düzelir’ diye bir söz vardır.   Yola ҫıkarken dahi hazırlığı yokcasına pervasızca DNA`larımızdaki göҫmenlik ruhu halen yaşıyor anlaşılan.

Ama herhalde ondan önce zihnimizdeki ‘gurbet’i, nerde nasıl yabancılık ҫektiğimizi ҫözmeliyiz sanki. İki yanımızı da kırmadan.

Sevda ne yana düşer usta

Hicran ne yana

Yalnızlık hep bana bana mı

bana mı düşer usta ?

 

Gurbet ne yana düşer usta

Sıla ne yana

Hasret hep bana bana mı

bana mı düşer usta

Share
2245 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

#

Neresi Gurbet, Neresi Sıla” için 2 Yorum

  1. Mustafa : diyor ki:

    Değerli kardeşim Burhaettin, şu mübarek ramazan ayi icinde , özlemini çektiğimiz memleket te ramazanı geçirmek özlemi , sizin ,bu yaziyi yazmanıza kaynak olan”insan zamanı durdurmak istediği yere aittir” sözü doğru olmasına rağmen sıla ve gurbet özlemi içimizi yakan kor olmaktan çıkmıyor
    .Bazen de insanlar gurbette yaşarken ,sevdiklerinden ayrı kalarak “Gurbette gurbeti yaşamak” da, ayrı bir gurbet özlemi.Ustat Nazım in dediği gibi”Gurbet, sıla , hasretlik duygusu ” insanın icine düşen bir ateş gibidir.
    Bu güzel konulu yazinla, bizlere tekrar gurbet sıla ve hasretlik duygularımızı debreştirmene vesile olduğun, icin tesekkür eder, kalemine ve yürekine sağlık der, yazilariyin devamini bekleriz.Saygi ve sevgilerle güzel insan…
    Iyi ki varsın…

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Dernekleşiyor muyuz yoksa çeteleşiyor muyuz?

    07 Şubat 2020 Auteurs

    Türkiye`de siyaset yapma hangi motifle ise Avrupa`da dernekcilik de aynı gerekce ile; nufuz, çıkar, rant ve itibar dilenciliĝi. İstisnalar genel kaideyi bozmayacak kadar azınlıkda ve marjinal kalıyor. Türkiye`de cami sayısı artıyor ancak ahlaki duruşda aynı paralellikde ilerleme yok gibi. Hollanda`da da dernek sayımız  artıyor ama etkinliĝimiz lobi gücümüzün esamesi yok gibi. Burda elbette sorgulamak istediĝim camiler deĝil toplum zihniyeti. Avrupa`daki Türkler olarak, yoplum hayatının her alanında son derece profosyonelce örgütlen...
  • Milliyetcilik Manifestosu

    28 Aralık 2019 Auteurs

    Yakın coĝrafyamız, terör olayları, Ortadoĝu, Uygur dramı ama bir de göçmenliĝin getirdiĝi sürekli kendini konumlama arayışı ‘kimlik ve milliyetcilik’ üzerinde bizi sürekli düşündürüyor. Ben yeniden evrensen insan haklarına saygılı, kuşatıcı bir milliyetcilik manfestosunun yazılması gerekliĝını düşünüyorum. Milliyetcilik duygu mudur, fikir-doktorin midir yoksa ne zaman, hangisidir? Başka sol bir bakış açısına göre de milliyetcilik;  insanın sevdiĝı bir kadına ille sadece benim olacaksın diye zorlaması bir nevi oteriter, faşist bi...
  • Siyaset Manifestosu

    26 Ocak 2019 Auteurs, Internationaal, Tüm Manşetler

    Yaklaşan 31 Mart yerel seçimleri açıklanan başkan adayları eksenli tartışmalarla -biz yurt dışındaki Türklerin de- gündemde. Hollanda`da aktif siyaset yapan biri olarak Türkiye`deki siyaset kültürü üzerine kıyaslarla tesbitlerimi aktarmak istedim. Seçimler demokrasinin adeta şöleni- renk cümbüşü gibidir. Hür iradelerin, farklı fikirlerin argumanlarla, beklentilerle ortaya döküldüĝü, geleceĝe yol çizildiĝi mevsim. O halde ortak kader tayininde her kesimin eşit tercih ve bu tercihi beyan hakkı esasdır. Türkiye`de siyasetin istenilen kalite ve h...
  • It takes a village

    29 Aralık 2017 Auteurs

    It takes a village Emel Özaynacı - Aktan Elif heeft lang golvend haar, donkerblond, haarkleur van haar tante Hulya want ik ben veel donkerder.. Tenger postuur en eigenwijs gezicht met een te grote bril op het puntje van haar neus. Haar kleine zweethandjes in mijn hand lopen we naar de basisschool. Eerste dag vandaag. Zij is pas 4 geworden. Haar rugzak, veel te groot voor haar postuur, hangt een beetje scheef op haar rug. De hengsels staan te ver uit elkaar voor haar schoudertjes.. Haar rugzakje is ook best zwaar, er zitten boterhammen in...