FRANKFURT (AA) – Bu yıl Haldun Dormen'e ithaf edilen ve Tiyatro Frankfurt'un ev sahipliğinde düzenlenen "13. Frankfurt Tiyato Festivali"nin galası, Gallus Theatre'da gerçekleştirildi.
Galaya katılan Devlet Tiyatroları Genel Müdür Yardımcısı Emre Başer, kurum olarak festivale ilk yılından bu yana katkı sunduklarını belirterek, "Frankfurt'ta yalnızca bir festivalin perdelerini aralamıyoruz, sanatın birleştirici gücüyle kurulan dostlukların ve kültürel bağların ışığını yeniden hep birlikte büyütüyoruz. Türk tiyatrosunun zengin birikimini ve sahne estetiğini Avrupa'nın kalbinde sanatseverlerle buluşturmanın heyecanı ve mutluluğunu yaşıyoruz." dedi.
Başer, Devlet Tiyatroları olarak bu yıl Türkiye'de Johann Wolfgang von Goethe'nin "Faust" ve Heiner Müller'in "Medea Material" oyunlarının prömiyerini gerçekleştirdiklerini aktararak, "Buradaki temel amacımız, Türkiye ve Almanya arasındaki kurduğumuz köprüden Türk ve Alman vatandaşları olarak birlikte bakabilmek. Biz bu iki oyunumuzu da buraya getirerek, büyük salonlarda sahnelemek istiyoruz." diye konuştu.
– "Festival, Almanya'da en uzun Türk tiyatro festivali olma rekorunu kırdı"
Festivalin Onursal Başkanı Tamer Levent, festivale 13 yıldır katıldığını dile getirerek, "Festivalde Türk ve Alman katılımcılarla adeta büyük bir aile oluştuk. Atölye çalışmaları, paneller yaptık. 13. yılında olan bu festival Almanya'da en uzun, yıllarca süren Türk tiyatro festivali olma rekorunu kırdı." değerlendirmesini yaptı.
Levent, festivalin kültürler arası buluşmayı ve birlikte düşünme kültürünü güçlendiren önemli bir platform haline geldiğine işaret ederek, etkinliğin zamanla dünya kültürleri arasında köprü kuran uluslararası bir misyona sahip olması gerektiğini ifade etti.
Festivale 13 yıldır katılan Türk ve Alman katılımcıların edindikleri deneyimleri kendi çevrelerine de aktarmasını temenni eden Levent, tiyatronun temelinde yer alan yaşanmış hikayelerin her iki toplum için yeniden değer kazanacağına inandığını söyledi.
– "Bu festivallerde yalnızca oyun üretmiyoruz, aslında geleceğe yatırım yapıyoruz
Festival Başkanı Kamil Kellecioğlu, tiyatronun önemine dair şunları kaydetti:
"Yıllar önce Alman tiyatrosunun önemli isimlerinden biri 'Sanat gerçeği yansıtan bir ayna değil, onu şekillendiren bir çekiçtir' demişti. Burada yalnızca bir festival galası yapmıyoruz, insanların birbirini yeniden duyabildiği bir alan kuruyoruz. Çünkü dünyanın hali ortada. İnsanlar artık birbirini dinlemiyor. Herkes konuşuyor ama kimse gerçekten duymuyor. Kalabalıklar büyüyor ama yalnızlıklar derinleşiyor. Teknoloji ilerliyor ama vicdan aynı hızla büyümüyor ve tam da böyle zamanlarda tiyatro hala sahneye çıkıyor."
Tiyatronun gençlere hiçbir teknolojinin veremeyeceği bir iş kazandırdığına dikkati çeken Kellecioğlu, "Tiyatro, dinlemeyi, hissetmeyi, soru sormayı, kendini ifade etmeyi, cesaret vermeyi ve en önemlisi başka bir insanı gerçekten görmeyi öğretir. Tiyatroyla büyüyen bir çocuk sadece rol ezberlemez, empatiyi öğrenir, saygıyı öğrenir. Bugün dünyamızın en çok ihtiyacı olan şey de budur. Geleceğin teknolojileri belki çok güçlü olacak ama sanat olmazsa insanın iç dünyası yoksullaşacak. İşte bu yüzden bu festivallerde yalnızca oyun üretmiyoruz, aslında geleceğe yatırım yapıyoruz." görüşlerini paylaştı.
– "Büyük zorluklarla yapılan bu iş, istikrarla her yıl daha da büyüyerek devam ediyor"
Festivalin küratörü Zafer Algöz, Frankfurt Türk Tiyatro Festivali'nin ilk olarak dördüncüsüne katıldığını söyleyerek, şu değerlendirmelerde bulundu:
"O günlerde gördüğüm şey: Büyük bir emek, heyecan ve en önemlisi tiyatroya duyulan samimi bir inanç vardı. Aradan yıllar geçti. Türkiye'den de festivali takip ettim ve gördüm ki büyük zorluklarla yapılan bu iş, istikrarla her yıl daha da büyüyerek devam ediyor. Ortaya çıkan programa baktığımda çok mutlu oluyorum. Çünkü Türkiye'den çok değerli sanatçılar, çok kıymetli tiyatro toplulukları, farklı kuşaklardan, farklı anlayışlardan insanlar burada. Bu festival yalnızca Frankfurt'ta yapılan bir etkinlik değil. Yıllar içinde Avrupa tiyatrosunda kendi yerini oluşturmuş önemli bir buluşla noktası haline geldi. Ben de kendi adıma bu festivalin bir parçası olmaktan gurur duyuyorum."
– "Türkiye ile Almanya arasında köklü siyasi, ekonomik, ticari, kültürel ve insani bağlar bulunuyor"
Türkiye'nin Frankfurt Başkonsolosu İlknur Akdevelioğlu, Türk-Alman ilişkilerinin özel ve örnek teşkil edecek nitelikte bir derinliğe sahip olduğunun altını çizerek, "Türkiye ile Almanya arasında köklü siyasi, ekonomik, ticari, kültürel ve insani bağlar bulunuyor. Ülkelerimizin bu denli güçlü bağlara sahip olmasındaki en büyük pay, şüphesiz ki Almanya'da yaşayan ve sayısı 4 milyona yaklaşan Türkiye kökenli insanımız." dedi.
Akdevelioğlu, Almanya'da doğup büyüyen, eğitim alan ve hem Türk hem Alman kültürüne hakim nesillerin, entegrasyon konusunda dikkat çekici bir başarı ortaya koyduğunu belirterek, Türk toplumunun Almanya'nın kültürel çeşitliliğini önemli ölçüde zenginleştirdiğini ifade etti.
Kültürün, toplumların farklılıklarını bir zenginlik olarak değerlendirmesine imkan sağlayan evrensel bir dil olduğunu vurgulayan Akdevelioğlu, bugün kültür ve sanatın öneminin daha da arttığını, bu kapsamda Frankfurt Türk Tiyatrosu'nun önemli bir görevi yerine getirdiğini dile getirdi.
– "Bizler bu toplumda yalnızca emeğimiz ve çalışma gücümüzle değil, kültürümüzle de varız"
Frankfurt Şehir Parlamentosu Başkan Yardımcısı Hilime Arslaner ise Türk kültürünün Frankfurt'un ayrılmaz bir parçası olduğunun altını çizerek, Frankfurt Türk Tiyatrosu'nun kentteki çok kültürlü yaşamın önemli unsurlarından biri olduğunu söyledi.
Türkçe tiyatronun Türkiye kökenli insanlar açısından kültürel kabul ve takdir anlamı taşıdığını vurgulayan Arslaner, "Bizler bu toplumda yalnızca emeğimiz ve çalışma gücümüzle değil, kültürümüzle de varız." dedi.
Arslaner, Frankfurt Türk Tiyatrosu'nun farklı kültürler arasında köprü kurarak toplumsal birlikteliğe katkı sunduğunu ve Türk kültürünün kent yaşamındaki görünürlüğünü güçlendirdiğini kaydetti.
– "Bu tür kültür platformlarının sürdürülebilir şekilde desteklenmesi ve güçlendirilmesi büyük önem taşıyor"
Frankfurt Şehir Parlamentosu Üyesi Anna Grundel, 2003'te kurulan Tiyatro Frankfurt'un yıllar içinde şehrin kültürel üretim ve yaşamının ayrılmaz bir parçası haline geldiğine işaret ederek, "Sanat ve kültür, farklı kültürlerin bir araya gelişinin ne kadar zenginleştirici ve değerli olduğunu bizlere gösterebilir. Tiyatro Frankfurt olarak özellikle göç geçmişine sahip gençleri sahne sanatlarıyla buluşturmanız ve onların sanatsal yeteneklerini desteklemeniz de bu vizyonun önemli bir parçasıdır. Bunu son derece kıymetli buluyorum." dedi.
Frankfurt Ren-Main Kültür Fonu Genel Müdürü Dr. Susanne Völkel, Frankfurt'un buluşmaların ve karşılaşmaların şehri olduğunu söyleyerek, şöyle konuştu:
"Frankfurt yalnızca önemli bir ekonomi merkezi değil, aynı zamanda Avrupa'nın canlı sanat ve kültür merkezlerinden biridir. Frankfurt Türk Tiyatro Festivali, kültürün insanlara yeni yıllar ve ufuklar açabileceğinin en güzel örneklerinden oldu. Bu festival, uzun yıllardır insanları bir araya getiriyor, karşılaşmalar, merak, paylaşım ve ortak tiyatro deneyimleri için alanlar yaratıyor, yenilikçi ve genç sahne sanatçılarının seslerine yer vererek yeni bakış açıları sunuyor. Bu festivalin Avrupa'daki Türk tiyatro sanatının en görünür platformlarından biri haline gelmiş olması, Tiyatro Frankfurt'un, sanatçıların, işbirliği yapılan kurumların ve çok sayıda destekçinin özverili çalışmaları sayesinde mümkün olmuştur. Bu tür kültür platformlarının sürdürülebilir şekilde desteklenmesi ve güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır."
Galada açılış konuşmalarının ardından Devlet Tiyatroları'nın oyunu "Ebedi Barış" izlendi.
Festivalin ilk gününden bu yana "Kırmızı Küre", "Burda Olan Burda Kalır", "Küçük Bir İş İçin Yaşlı Bir Palyaço Aranıyor" oyunları izleyiciyle buluştu. Ayrıca bugün program kapsamında "Çelebisiz Evliya" ve "Muhammed Ali" oyunları, 8 ve 9 Haziran'da da "Bulaşıkçılar" oyunu sahnelenecek.









