BURSA (AA) – Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Yaklaşık 472 çeşit peynir, Anadolu'nun değişik yerlerinden derlendi. Bunlardan 88'i ile ilgili hiçbir kayıt, literatür yok. Kuşkusuz bizim çalışmamız da çok eksik. Bunu zenginleştireceğiz, devam ettireceğiz." dedi.
Tekin, Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde, Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, Olgunlaşma Enstitülerinin katkılarıyla hazırlanan ve Anadolu'nun tanınan ve saklı peynirlerinin, geleneksel üretim bilgisinin, yerel adlandırmaların, coğrafi işaret verilerinin ve kültürel anlatılarının kayıt altına alındığı "Türkiye'nin Peynir Kültürü" projesine ilişkin programda, Türkiye'deki okulların donanım açısından dünyada örnek gösterilebilecek bir hale geldiğini söyledi.
Türkiye'de 2002'de öğrencilerin 350 bin sınıfta ders gördüğünü belirten Tekin, "Bunların yaklaşık yarısı ekonomik ömrünü tamamladığı için, boşaltılmış, yıkılmış, yıkılıp yeniden yapılmış olabilir, böyle düşündüğümüzde yaklaşık 200 bin derslik var, 2002 öncesinden kalan. Şu an 2025-2026 eğitim-öğretim yılında kaç sınıfta ders yaptık; 750 bin. Başka bir şey söylemeye gerek yok. Fiziki altyapı itibarıyla gerçekten Türkiye'de dünyaya örnek gösterilecek bir altyapıyı sağladık." diye konuştu.
Tekin, çocukların milli şuurla yetişmesini ana referans noktası olarak alacaklarını dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Dünyanın her tarafında okullar ve müfredat, bu anlamda milli şuur oluşturmak açısından bir referans olarak kullanılır. Bununla ilgili bir sürü literatürden bahsetmek mümkün. Bunu yapmanın bazı yolları var. Bunlardan bir tanesi, müfredatı değiştirip müfredatı bu şekilde revize etmek. Bu, bir başlangıç ama tek başına müfredat, bunun için yeterli değildir. Çünkü o milli şuurun oluşmasında müfredat dışında başka etkenler de devreye girmeli. Mesela yine bu anlamda ulusların, milletlerin kendi geleneklerinin, kültürlerinin oluşumunda çocukların oynadıkları oyunların çok önemli, özel bir yeri var. Her ülkenin kendi geleneklerine göre çocuklarına oynattıkları oyunlar var. Çocuklar oynadıkları oyunlarda sizi siz yapan değerlerinizi, önemsediğimiz değerleri, vatanseverlik, yardımlaşma, dayanışma gibi değerleri sizin perspektifinizle alırlar, kazanırlar. Siz kendi çocuklarınıza dünyanın başka bir ülkesindeki çocukların oynadığı oyunu oynatırsanız eğer çocuklar, başka bir referansla büyür."
Bakan Tekin, 2023 yılından itibaren okulların bahçelerinde çocukların geleneksel oyunları oynamaları için EBA'ya alanında uzman akademisyenler ve öğretmenlerin hazırladığı 100 geleneksel çocuk oyununun nasıl oynandığını yüklediklerini, okul bahçelerini imkanı olan yerlerde bu oyunların oynanacağı şekilde dizayn ettiklerini söyledi.
– "Yemek kültürümüz, arabesk ögelerle örtülmeye başlandı"
Kültür aktarımının önemli unsurlarından birinin de yemek kültürü ve sofra adabı olduğuna dikkati çeken Tekin, bu konuya çok çok önem verdiklerini ifade etti.
Tekin, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak restoranlardaki "Michelin Yıldızı" tabelasının kendisini rahatsız ettiğini belirterek, şunları kaydetti:
"Anadolu insanı, insanlarımız, Türkiye'yi görmeye gelenler, Anadolu'ya gittiğinde yöresel yemeğin literatüre uygun bir biçimde yapıldığına dair yerel bir akreditasyon mekanizması niye olmaz? Bu yemeklerin nasıl hazırlandığı ve nasıl servis edildiği, bu kültürün oluşumunda çok önemli bir unsur. Ben arkadaşlarımdan bunu da rica ettim. Bunu da yapmak istiyoruz. Bir akreditasyon mekanizması oluşturalım, Anadolu yemekleri nasıl, niçin, hangi günlerde, hangi amaca matuf olarak yapılır? Hangi toplumsal boşluğu doldurur? Nasıl servis edilir? Bunlar, literatüre geçsin. Bursa'dan arabasıyla yola çıkan bir ailemiz, bir ile gittiği zaman buraya ait yemeği, buraya ait kültürle beraber doğru şekilde pişiren, doğru malzemeyle, doğru zamanda servis eden restoranları da hizmet veren yerleri de akredite edelim istiyoruz."
Böyle bir süreç başlattıklarını vurgulayan Tekin, "Maalesef yemek kültürümüz, arabesk ögelerle örtülmeye başlandı. Anadolu'da herhangi bir yere gittiğiniz zaman yemeğin tarifini sorduğunuzda bir bakıyorsunuz Türkiye ile hiç alakası olmayan başka bir şey enjekte edilmiş, yemek tarifine. Bu, kültürün ortadan kaybolması demek. Bu literatürün oluşması adına şu anda 7 ilimizde gastronomi okulları açmaya başladık. İstanbul'daki okulumuz, eylül ayında bitmiş olacak, öğrenci almaya başladık. Erzurum'daki okulumuz, öyle. İzmir'de, Antalya'da, Kayseri'de, Gaziantep'te, Hatay'da, bu okulları yapacağız inşallah. 7 bölgede bölgesel yemeklerin hazırlanışını hem literatüre, kayda geçiren hem de bunun servisini, hizmetini yapan bir mekan." ifadesini kullandı.
– "Yaklaşık 10-15 yıldır süren bir süreç"
Üniversite yıllarında, bir gazetede "Fransa'da çiftçiler parlamentoyu bastı" şeklinde bir haber okuduğunu aktaran Tekin, haberin içeriğinin Fransa'da parlamentoda, pastörize sütten peynir yapımını mümkün kılan bir yasal düzenlemenin tartışıldığını, buradaki köylülerin "Fransız peynirleri pastörize sütten yapılmaz" diye ayaklandığını anlattı.
Tekin, haberi okuduğunda Anadolu peynirlerine de sahip çıkılması gerektiğini düşündüğünü dile getirerek, şöyle devam etti:
"Birkaç farklı kurum ve kuruluşla konuştum. Çok arzu ettiğimiz noktaya gelemeyince ben kendi adıma Anadolu'da dolaştığım illerde gördüğüm farklı peynirlerin reçetelerini, yapan kişilerden alıp derlemeye başladım. Yaklaşık 10-15 yıldır süren bir süreç. Kayıtlarım oluştu. Sonra 2023'te Milli Eğitim Bakanı olunca Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürümüzden bu peynirlerin bir literatürünün oluşturulmasını, bunun Türk kültürüne hizmet açısından önemli olduğunu düşündüm ve kendilerinden rica ettim. Yaklaşık 472 çeşit peynir, Anadolu'nun değişik yerlerinden derlendi. Bunlardan 88'i ile ilgili hiçbir kayıt, literatür yok. Kuşkusuz bizim çalışmamız da çok eksik. Bunu zenginleştireceğiz, devam ettireceğiz. Ben bu anlamda Anadolu mutfağının, anne reçetelerimizin, atalarımızın, dedelerimizin beslenme kültürünün ve bunun literatürünün kayıtlara geçirilmesini, önemsiyorum. Milli Eğitim Bakanlığı olarak da biz, bir yola çıkıyoruz. Bu yolda bizimle yürümek isteyen, yürüyecek kişilere şimdiden müteşekkirim."
Bakan Tekin ve beraberindekiler, daha sonra Anadolu'nun köklü peynir mirasını kültürel, tarihi, coğrafi ve eğitimsel yönleriyle ziyaretçilerle buluşturan "Türkiye’nin Peynir Kültürü Sergisi"ni gezdi ve buradaki peynirlerin tadına baktı.
Sergi salonunda, Türkiye peynir çeşitliliğini gösteren maya alanı, Türkiye'nin peynir kültürü kataloğu, dijital Türkiye peynir haritası, saha araştırmalarından oluşan fotoğraflar, belgesel gösterimi, tadım alanları ve uygulamalı atölye çalışmaları yer alıyor.
Bu arada Tekin, program öncesinde Bursa Valiliğini ziyaret etti.
Daha sonra Ahmet Çabuk Ortaokulu'na geçen Tekin, "Erdemli İnsan Olma Yolunda Akran Dostluğu" adlı açık hava sınıfı projesi kapsamında bahçede kurulan atölyeyi inceledi, çocuklarla sohbet etti.
Bakan Tekin, burada stantları gezerken bir öğrencinin çözülen ayakkabı bağcığını bağladı.



