Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Erzurum’da müzelerin geleceğe taşıdığı kültürel miras anlatıldı

– İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer:
– “Teknolojinin hızla geliştiği, iletişimin arttığı ancak aynı zamanda toplumsal araştırmaların da derinleştiği bir çağda müzeler, insanları ortak değerlerde buluşturan güvenli kültür alanları haline gelmiştir”

- İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer:
- "Teknolojinin hızla

ERZURUM (AA) – Erzurum'da "18 Mayıs Uluslararası Müzeler Günü" kapsamında, müzelerin geleceğe taşıdığı kültürel miras anlatıldı.

Erzurum Müzesi Toplantı Salonu'nda düzenlenen program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı.

Vali Vekili Güher Sinem Büyüknalçacı, programda yaptığı konuşmada, şehirlerin sadece bugünüyle değil taşıdığı hatıralarla da büyük olduğunu söyledi.

Erzurum'un bu anlamda çok zengin olduğunu ifade eden Büyüknalçacı, "Bu şehir tarihin bizzat içinde yürümüş bir şehirdir. Müzelerimiz işte bu hafızanın emanetçileridir. Onlar bize yalnızca 'Geçmişte ne oldu?' sorusunun cevabını vermez, aynı zamanda 'Biz kimiz, nereden geldik ve geleceğe nasıl taşıyacağız?' sorularını da sordurur. Bugün dünyada şehirler yalnızca yollarıyla, binalarıyla ve sanayisiyle değil, kültürel derinliğiyle de anılmaktadır. Bu nedenle müzelerimizi durağan mekanlar olarak görmemeliyiz. Müzeler, çocuklarımızın merak duygularını besleyen, gençlerimizin aidiyetini güçlendiren, toplumumuzun ortak hafızasını diri tutan yaşayan mekanlardır." diye konuştu.

İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer ise bu yıl kabul edilen "Müzeler Bölünmüş Bir Dünyayı Birleştiriyor" temasının aslında insanlığın ortak hafızasına güçlü bir çağrı olduğunu belirtti.

Farklı dillerin, kültürlerin, inançların ve coğrafyaların insanlarının müzelerde aynı geçmişe baktığını, aynı hikayeleri dinlediğini ve ortak değerlerde buluştuğunu anlatan Yer, şunları kaydetti:

"Müzeler sadece eserlerin sergilendiği mekanlar değil, geçmiş ile gelecek arasında köprü kuran, toplumsal hafızayı canlı tutan, kültürel diyaloğu güçlendiren önemli medeniyet merkezleridir. Bugün bizlere düşen görev, kültürel mirasımızı yalnızca korumak değil, onu toplumun her kesimiyle buluşturmak, özellikle gençlerimizin tarih bilinci ve kültürel aidiyet duygusunu güçlendirmektir. Çünkü geçmişini bilen toplumlar, geleceğini daha sağlam inşa eder. Teknolojinin hızla geliştiği, iletişimin arttığı ancak aynı zamanda toplumsal araştırmaların da derinleştiği bir çağda müzeler, insanları ortak değerlerde buluşturan güvenli kültür alanları haline gelmiştir."

Konuşmaların ardından, "Müze ve Akademi Buluşması" paneli düzenlendi.

Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Süleyman Çiğdem, panelde yaptığı konuşmada, arkeoloji, Eski Çağ ve sanat tarihi alanında​​​​​​​ bir çalışma yapmak isteyen herkesin uğrak yerinin muhakkak Anadolu coğrafyası olduğunu vurgulayarak, "1,5 milyon yıl öncesinden günümüze gelinceye kadar yeryüzünde sürekli olarak iskan edilen tek bir coğrafya var, o da Anadolu coğrafyası. Eski Doğu, Orta Doğu, Mezopotamya, İran, Irak ya da adına ne derseniz deyin bu coğrafya insanlığın başlangıç noktasıdır ama Anadolu onların içerisinde müstesnadır. Konumu, jeomorfolojik özellikleri, yer altı ve üstü kaynaklarıyla da müstesnadır." ifadelerini kullandı.