Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Hatimoğulları, DEM Parti TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu:

– “(Terörsüz Türkiye) Çerçeve yasanın kapsamı, içeriği bir mutabakatla çıkmalı ki pratikte karşılığı olsun, kağıt üzerinde kalmasın. Hiçbir şey oldubittiye de getirilmemeli. Yeni sürprizlerle de bu süreç uzamamalı, uzatılmamalı”
– “Çerçeve yasadan beklenti nettir: bugünün geçişini düzenlerken yarının demokratik düzenini güvenceye almak, barışın yönünü günlük siyasetin rüzgarına bırakmamak”

- "(Terörsüz Türkiye) Çerçeve yasanın kapsamı, içeriği bir mutabakatla çıkmalı

TBMM (AA) – DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanacak yasal düzenlemelere ilişkin, "Çerçeve yasanın kapsamı, içeriği bir mutabakatla çıkmalı ki pratikte karşılığı olsun, kağıt üzerinde kalmasın. Hiçbir şey oldubittiye de getirilmemeli. Yeni sürprizlerle de bu süreç uzamamalı, uzatılmamalı." dedi.

Hatimoğulları, DEM Parti TBMM Grup Toplantısı'nda, CHP'den ayrılarak Yeni Parti'yi kuran Özgür Özel ve arkadaşlarını tebrik etti, Yeni Parti'nin Türkiye demokrasisine katkı sağlayacağına inandığını belirtti.

Hükümetin tarım politikalarını eleştiren Hatimoğulları, çiftçiye kaynak ayrılmadığını, Türkiye'nin tarımda dışa bağımlı hale getirildiğini ileri sürdü.

TBMM Adalet Komisyonunda Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin kabul edildiğini anımsatan Hatimoğulları, kanun teklifinin çocukları korumadığını, daha fazla hapis cezası getirdiğini ve devletin sorumluluğunu çocukların omzuna bıraktığını iddia etti.

Milletvekillerine seslenen Hatimoğulları, "Bu yasaya el kaldırırken gözden geçirin ve özellikle çocukları koruyan, çocukları suça iten sebepleri ortadan kaldıran bir çerçevede çıkması için elinizi taşın altına koyun." ifadesini kullandı.

"Terörsüz Türkiye" süreci kapsamındaki yasal düzenlemelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hatimoğulları, "çerçeve yasa için son düzlüğe girildiğini" dile getirdi.

Tüm Türkiye'yi ilgilendiren bu konunun dar, polemikçi ve birbirini yıpratan bir sürece dönüşmemesi için herkesin büyük bir sorumlulukla davranması gerektiğini vurgulayan Hatimoğulları, siyasi partilerin bu konuda tarihsel sorumlulukla hareket etmesini istedi.

Tülay Hatimoğulları, "Kürt meselesinin demokratik çözümünün, devletin sürekli ertelediği bir dosya olmaktan çıkarılmasını istediklerini" söyleyerek, şöyle devam etti:

"Bugün Kürtler ve dostları, toplumsal barışı inşa etmek için çaba harcayan bir seviyeye, mücadele eden bir seviyeye gelmiş durumda, müzakere eden güçlü bir seviyeye gelmiş durumda. Bu mücadeleye omuz vermek siyasi, toplumsal ve insani bir görevdir. Dönüş meselesi dar yorumlanmamalı. Dönüş, sınırı kapısından geçmekten ibaret değildir. Dönüş, sürgündekinin ülkesine, cezaevindekinin ailesine, KHK'lının ihraç edildiği mesleğine, kayyımla iradesi alınan halkın ve seçilmişlerin belediyelerine, yargılananların siyasal hayata dönmesi demektir. Yani topluma dönüş, işe dönüş, söze dönüş, memlekete, toprağa dönüş. Gerçek barışın coğrafyası da buradan ve böyle başlar. Bu bağlamda çerçeve yasadan beklenti nettir: bugünün geçişini düzenlerken yarının demokratik düzenini güvenceye almak, barışın yönünü günlük siyasetin rüzgarına bırakmamak."

"Söz konusu düzenlemenin İmralı'yı yok saymayan ortak bir formül içermesi gerektiğini" ifade eden Hatimoğulları, yasada, "İmralı için özgür yaşam ve özgür çalışma koşullarının acilen hayata geçmesi gerektiğini" savundu.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları, şunları kaydetti:

"Hiç vakit kaybetmeksizin bu haftadan itibaren, bugünden itibaren gazeteciler, siyasetçiler, hukukçular, kadın örgütleri, demokratik kitle örgütleri, sivil toplum örgütleri, toplumun farklı kesimleri, herkes artık İmralı'ya gidebilmeli. Heyetimizin son İmralı ziyaretinde oluşan mutabakat olduğu gibi yasaya yansımalı. Üzerinde konuşulan, ortaklaşılmış, mutabık kalınmış her şeyin bu yasaya yansıması lazım. Çerçeve yasanın kapsamı, içeriği bir mutabakatla çıkmalı ki pratikte karşılığı olsun, kağıt üzerinde kalmasın. Hiçbir şey oldubittiye de getirilmemeli. Yeni sürprizlerle de bu süreç uzamamalı, uzatılmamalı."