İSTANBUL (AA) – Türkiye Kalkınma Fonu (TKF) Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası (TKYB) Genel Müdürü İbrahim Öztop, yeni teknolojilerin ticarileşmesi ve girişimlerin ölçeklenmesinde finansmanın kritik rol oynadığını belirterek, "Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası olarak, ihracat, teknoloji ve sürdürülebilir dönüşüm odaklı yatırımları stratejik önceliklerimiz arasında görüyoruz." dedi.
Türkiye’de mobilite alanındaki yenilikçi girişimlerin desteklenmesi, sektör ekosisteminin küresel bir perspektifle bir araya getirilmesi ve alandaki büyümenin yatırımlarla hızlandırılması amacıyla oluşturulan "OİBVenture Mobilite İnovasyon Fonu", Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Kompleksi’nde gerçekleştirilen organizasyonla kamuoyuna tanıtıldı.
Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda, Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) öncülüğünde, TKF desteğiyle düzenlenen tanıtım toplantısına, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, TKF Yönetim Kurulu Başkanı ve TKYB Genel Müdürü İbrahim Öztop, OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı ve TİM Başkanı Mustafa Gültepe katıldı.
TKF Yönetim Kurulu Başkanı ve TKYB Genel Müdürü İbrahim Öztop, tanıtım toplantısındaki konuşmasında, OİBVenture Mobilite İnovasyon Fonu’nun Türkiye'nin üretim gücünü teknoloji girişimciliğiyle buluşturan yeni bir kalkınma modeli olarak önemli bir örnek olduğunu söyledi.
Öztop, yeni dönemde kalkınma açısından belirleyici unsurun yalnızca teknoloji geliştirmek olmadığını, geliştirilen teknolojilerin büyümesinin, ticarileşmesinin ve küresel ölçekte rekabet eden şirketlere dönüşmesini sağlayacak sermaye mekanizmalarını oluşturabilmek olduğuna dikkati çekerek, şöyle konuştu:
"Dünyada bugün teknoloji lideri olarak gördüğümüz birçok şirket, doğru zamanda sağlanan girişim sermayesi yatırımları sayesinde büyümüş, ölçeklenmiş ve küresel başarı hikayelerine dönüşmüştür. Bugün dünyada mobilite alanındaki en yenilikçi çözümlerin önemli bir bölümü girişimcilik ekosisteminden çıkmaktadır. Bir zamanlar küçük birer girişim olarak yola çıkan birçok şirket, bugün mobilite dönüşümünün küresel ölçekte yönünü belirlemektedir. Dolayısıyla mobilite alanındaki rekabet artık yalnızca şirketler arasında değil, aynı zamanda ekosistemler arasında yaşanmaktadır."
Türkiye'nin yeni nesil mobilite ekonomisinde yalnızca bir üretim merkezi değil, aynı zamanda teknoloji geliştiren, yenilikçi çözümler üreten ve bunları dünyaya ihraç eden bir merkez haline gelmesinin büyük önem taşıdığını belirten Öztop, şunları söyledi:
"Özellikle yeni teknolojilerin geliştirilmesi ve ticarileştirilmesi süreçlerinde ortaya çıkan finansman boşluklarının giderilmesi, dönüşümün hızlandırılması ve yatırım iştahının artırılması açısından kritik bir rol üstlenmektedirler. Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası olarak bizler de tam bu anlayışla hareket ediyor, ihracat, teknoloji ve sürdürülebilir dönüşüm odaklı yatırımları stratejik önceliklerimiz arasında görüyoruz."
– Küresel ısınma ile tüketici tercihlerindeki değişim otomotiv sektörünün geleceğini şekillendiriyor
OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı konuşmasında otomotiv sektöründeki büyük değişimlere dikkati çekti.
Küresel ısınma ile tüketici tercihlerindeki değişimin otomotiv sektörünün geleceğini şekillendirdiğini vurgulayan Yazıcı, şunları kaydetti:
"Her gün yeni gelişmeleri yaşıyoruz. Ben size iki tanesinden bahsetmek istiyorum. Birinci değişim, küresel ısınma problemine karşı geliştirilen önlemler. Bildiğiniz üzere son 20 yıldır otomotiv sektöründeki emisyonun azaltılması çalışmaları devam ediyor. Avrupa'daki Yeşil Mutabakat (European Green Deal), 2050 yılı sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda 2035’te Avrupa'da sadece sıfır emisyonlu araçların satışına izin verecek. Bu durum sektörü derin bir şekilde etkiledi.
İkinci büyük değişim ise ekonomik iyileşme ve teknolojideki gelişmeler nedeniyle insanların beklentilerinin değişmesi ve insanlığın yaşlanmasıdır. Bu durum da otomotiv sektörünü derinden etkiliyor. Bu nedenle artık otonom ve bağlantılı araçlardan bahsediyoruz, akıllı sistemleri düşünüyoruz, gömülü yazılımlar, yeni yazılımlar, insan hayatını kolaylaştırıcı yeni yaklaşımlardan söz ediyoruz. Değişim, dönüşüm artık sadece kalite ve huzur üretmekle ilgili değil. Değişim bahsettiğimiz bu yeni alanlara yönelme olarak da anlatılabilir."
Yazıcı, gelecekte rekabet avantajının ve ihracat artışının yalnızca maliyet unsurlarıyla açıklanamayacağını, inovasyonun da belirleyici bir rol üstleneceğini belirterek, şunları ifade etti:
"Hedefimiz, ülkemize yeni teknolojiler kazandırmak, küresel ölçekte büyüme potansiyeli olan firmaları bulup onları desteklemek, Türk otomotiv sanayisinin teknoloji dönüşümünü gerçekleştirmek, hızlandırmak ve sektörümüzün geleceğini şekillendirecek şirketleri ortaya çıkarabilmektir."
"Bu nedenle bugün başlattığımız OİBVenture Mobilite İnovasyon Fonu, sektörümüz adına stratejik bir yatırım olarak değerlendirilebilir."
– Dünyada bir mobilite devrimi yaşanıyor
TİM Başkanı Mustafa Gültepe, otomotiv sektörünün üretim, istihdam ve ihracat performansıyla Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörleri arasında yer aldığını söyledi.
Sektörün uzun yıllardır Türkiye’nin ihracat şampiyonu konumunu koruduğunu anlatan Gültepe, otomotivin ülke ekonomisine sağladığı katma değere ilişkin şöyle konuştu:
"Sektörümüz, 2025’te 41,5 milyar dolarlık ihracata imza attı. Bu yılın ilk beş ayındaysa 17 milyar doları geçtik. Geçen yıl yaklaşık 600 bin otomobil ihraç etmiştik. Bu yıl ilk beş ayda 180 bin civarındayız. Verilerden de anlaşılacağı gibi otomotivde çok güçlü bir potansiyele ve üretim hafızasına sahibiz. Otomotiv sektörümüz, üretiyor, istihdam sağlıyor, teknoloji geliştiriyor, Türkiye’yi küresel rekabette daha güçlü bir noktaya taşıyor."
Gültepe, dünya genelinde teknolojinin, tüketici beklentilerinin ve otomotiv sektörünün hızla dönüşüm geçirdiğini belirterek, inovasyonun önemine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
"Artık yalnızca araç üretmek yetmiyor. Çünkü dünyada bir mobilite devrimi yaşanıyor. Dolayısıyla bizim de mutlaka bu sürecin içinde yer almamız gerekiyor. Yazılım üretip veriyi yönetmemiz gerekiyor. Akıllı sistemler geliştirmemiz gerekiyor. Karbon ayak izini azaltan teknolojilere odaklanmamız gerekiyor. Sektörde iddiamızı sürdürebilmemiz için dönüşümün dışında kalmamalıyız. Tam tersine, dönüşümün öncülerinden biri olmak zorundayız. Dolayısıyla yeni nesil ulaşım araçlarına, karbon ayak izini azaltan çevreci teknolojilere, otonom yazılımlara ihtiyaç var. İddialı projelere, cesur girişimcilere ihtiyaç var. Yeni fikirlere ihtiyaç var. En önemlisi bu fikirleri büyütecek finansmana ihtiyaç var. Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankasıyla Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği iş birliği, finansman konusuna önemli bir destek sağlayacak. OİBventure Mobilite İnovasyon Fonunun bu süreçte önemli katkı sunacağına inanıyorum."







