İSTANBUL (AA) – Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, "2000 yılında 234 milyon ton olan plastik kullanımı bugün 460 milyon tona ulaştı. Plastik atık miktarı ise aynı dönemde 156 milyon tondan 353 milyon tona yükseldi. Türkiye'de kişi başına plastik atık üretimi yılda 48 kilo ile dünya ortalamasının ne yazık ki yüzde 44 üzerinde." dedi.
Sıfır Atık Vakfı'nda düzenlenen toplantıda uluslararası veriler ve Türkiye göstergeleriyle "Plastik Atık Raporu"nu kamuoyuyla paylaşan Ağırbaş, plastik kirliliğinin yalnızca çevresel bir sorun olmadığını, ekonomi, iklim güvenliği, halk sağlığı, gıda güvenliği ve gelecek nesillerin yaşam hakkını ilgilendiren küresel bir mesele haline geldiğini ifade etti.
Emine Erdoğan'ın öncülüğünde hayata geçirilen "Sıfır Atık Hareketi"nin üretim ve tüketim alışkanlıklarını yeniden şekillendirmeyi amaçlayan küresel bir dönüşüm vizyonu olduğunu belirten Ağırbaş, raporun da bu vizyonun bilimsel altyapısını oluşturduğunu dile getirdi.
Plastik kullanım alışkanlıklarının değişmemesi halinde gelecek nesillerin doğadan miras yerine plastik devralacağını vurgulayan Ağırbaş, doğaya bırakılan plastiklerin denizlerden toprağa, gıda zincirinden insan sağlığına kadar birçok alanda kalıcı etkiler oluşturduğunu kaydetti.
Raporda yer alan verilere dikkati çeken Ağırbaş, şöyle konuştu:
"2000 yılında 234 milyon ton olan plastik kullanımı bugün 460 milyon tona ulaştı. Plastik atık miktarı ise aynı dönemde 156 milyon tondan 353 milyon tona yükseldi. Buna rağmen üretilen plastiklerin yalnızca yüzde 9'u geri dönüştürülebiliyor. Bu çok vahim bir durum ve raporumuzun ortaya koyduğu veriler de bu gerçeği ortaya koyuyor. Türkiye'de kişi başına plastik atık üretimi yılda 48 kilo ile dünya ortalamasının ne yazık ki yüzde 44 üzerinde. Yani biz Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayan vatandaşlar olarak dünya ortalamasının yüzde 44 üzerinde plastik kullanıyoruz.”
Vakıf olarak plastik kullanımının azaltılmasına yönelik kapsamlı bir seferberlik başlattıklarını belirten Ağırbaş, bu çalışmayı Türkiye'nin 81 iline ve dünyanın 193 ülkesine yaymayı hedeflediklerini söyledi.
Her yıl nehirlerden 14 bin 300 ton plastiğin doğaya karıştığını anlatan Ağırbaş, sorunun yalnızca plastik üretim miktarı değil, plastiklerin yaşam döngüsünün doğru yönetilememesi olduğunu ifade etti.
Türkiye'nin düşük kaliteli plastiklerin depolandığı bir ülke değil, yüksek çevre standartlarına sahip, geri dönüşümde kaliteyi esas alan ve ikincil ham madde üretiminde güvenilir bir merkez olması gerektiğini vurgulayan Ağırbaş, bu doğrultuda İstanbul'u "Sıfır Atık Başkenti" yapmayı hedeflediklerini bildirdi.
Bu kapsamda sıfır atık uyumlu teknoparklar, kongre merkezleri ve uluslararası kuruluşların ofislerinin İstanbul'da kurulmasına yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirten Ağırbaş, İstanbul Valiliği koordinasyonunda oluşturulacak Sıfır Atık Başkenti Koordinasyon Kurulu ile çalışmaların daha etkin sürdürüleceğini söyledi.
– Sıfır Atık Enstitüsü bu yıl ilk öğrencilerini kabul edecek
Sıfır Atık Hareketi'nin bugün 193 ülkede karşılık bulduğunu dile getiren Ağırbaş, İstanbul Teknik Üniversitesi işbirliğiyle kurulan Sıfır Atık Enstitüsünün bu yıl ilk öğrencilerini kabul edeceğini, enstitü bünyesinde plastik ve atık kirliliğine yönelik bilimsel çalışmalar ile eylem planlarının hazırlanacağını kaydetti.
Raporda, tek kullanımlık plastiklerin kademeli olarak azaltılması, yeniden kullanılabilir ürün tasarımlarının yaygınlaştırılması, ayrı toplama sistemlerinin güçlendirilmesi, dijital izlenebilirlik, nitelikli geri dönüşüm, bağımsız veri altyapısının oluşturulması, su kaynaklarının düzenli izlenmesi ve plastik atık ithalatının kalite ile risk esasına göre yeniden yapılandırılması önerilerinin yer aldığını dile getiren Ağırbaş, iyi yönetilen atığın ekonomik değer, kötü yönetilen atığın ise çevresel felaket anlamına geldiğini söyledi.
Ağırbaş, İstanbul'da düzenlenen Sıfır Atık Festivali'ne 1 milyondan fazla kişinin katıldığını, Sıfır Atık Forumu'nun ise 183 ülkeden 5 bini aşkın katılımcıyı bir araya getirdiğini belirterek, Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31 hazırlıklarının da sürdüğünü ifade etti.
Plastik atık sorununa yönelik yol haritasının oluşturulması amacıyla geniş katılımlı çalıştay gerçekleştireceklerini bildiren Ağırbaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Valiliğimiz işbirliğinde, 14 bakanlığımızın katılımı ve işbirliğinde, 40'tan fazla genel müdürlüğümüzün katılımıyla, yine üniversitelerimizin, sivil toplum kuruluşlarımızın ve plastik atık konusunda uzmanların katılımıyla 31 Ağustos-1 Eylül tarihleri arasında İstanbul'da yine yakın tarihimizin en büyük plastik atık ve atık çalıştayını düzenleyeceğiz. Bu çalıştayda, bahsettiğimiz bütün sorunların çözüm yollarını arayacağız ve önümüzdeki 5, 10, 15 ve 30 yıllık planları tartışacağız. İnşallah çalıştayın çıktısı olarak da 'Plastik Eylem Planı'mızı milletimizin takdirine sunuyor olacağız."
Plastik kirliliğine ilişkin güvenilir veriye ulaşmanın önemine değinen Ağırbaş, vakıf bünyesinde kurulan Veri Merkezinin bu alandaki çalışmaları yürüttüğünü belirterek, çevre sorunlarının çözümünde kamu kadar vatandaşların da plastik kullanımını azaltarak sürece katkı sunmasının önem taşıdığını söyledi.
Gelecek nesillere temiz çevre ve güçlü bir döngüsel ekonomi bırakmayı hedeflediklerini vurgulayan Ağırbaş, plastik kullanımının azaltılmasının çevre politikalarının temel unsurlarından biri olması gerektiğini ifade etti.
– Sıfır Atık Vakfı ile yürütülen çalışmalar
Toplantıda konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, Emine Erdoğan'ın ortaya koyduğu sıfır atık vizyonunun dünyada karşılık bulduğunu ve geniş destek gördüğünü söyledi.
Çevre konusunun toplumun tüm kesimlerini ilgilendirdiğini ifade eden Gül, şöyle konuştu:
"Bazı konular var ki sıfır atık bunların başında geliyor. Karşısında kimsenin olmadığı, herkesin desteklediği, herkesin sahiplendiği ve olumlu gelişmelerde herkesin yararlandığı, olumsuzlukta da herkesin olumsuz anlamda etkilendiği konulardır. Çevre konusu bunların başında geliyor. Marmara depremi ile ilgili bir şey söylendi ki doğrudur. Bir milli güvenlik sorunudur. Sıfır atık meselesi, çevre meselesi de sadece milli güvenlik değil, dünyanın en önemli sorunlarından bir tanesidir."
İstanbul'un Türkiye'nin dünyaya açılan kapısı olduğunu vurgulayan Gül, Sıfır Atık Vakfı ile yürütülen çalışmaları toplumun her kesimine ulaştırmayı hedeflediklerini belirtti.
Kentte 60 üniversite, yaklaşık 3 bin okul, 2 milyon 800 bin öğrenci, 170 bin öğretmen ve 20 binden fazla sivil toplum kuruluşunun bulunduğunu hatırlatan Gül, sıfır atık bilincinin eğitim kurumları ve sivil toplum aracılığıyla toplumun tüm kesimlerine yayılacağına inandığını ifade etti.
Gül, yıl içinde hayata geçirilecek çalışmalarla raporda ortaya konulan hedeflerin daha ileriye taşınacağına inandığını belirterek, emeği geçenlere teşekkür etti.








