İSTANBUL (AA) – TRT'nin bu yıl 8. kez düzenlediği senaryo geliştirme ve ortak yapım platformu "TRT 12 Punto" kapsamında "Çocuklar İçin Sinema: Türkiye ve Slovenya'dan Deneyimler" paneli, Sinema Feriye'de gerçekleştirildi.
TRT Çocuk Kanal Koordinatörü İsmihan Yılmaz ile Slovenya Film Merkezi Direktörü Natasa Bucar'ın konuştuğu panelde, çocuk sinemasının dünü, bugünü ve geleceği ele alındı.
İki ülkenin çocuk odaklı içerik üretim süreçlerinin ve yayıncılık vizyonlarının paylaşıldığı etkinlikte, çocukların değişen ihtiyaçlarına yönelik değerlendirmelerde bulunuldu.
– "Her yıl yaklaşık 8 ila 10 kurmaca uzun metrajlı filmi finanse edebiliyoruz"
Panelin ilk bölümünde söz alan Slovenya Film Merkezi Direktörü Natasa Bucar, Slovenya'da çocuk odaklı sinema geleneğinin İkinci Dünya Savaşı sonrasına dayandığını belirtti.
Söyleşide ilk olarak 1950'li yıllarda vizyona giren ünlü çocuk kahraman Kekec serisine değinen Bucar, "Slovenya çocuk filmleri tarihindeki en büyük başarımız olan Kekec, tüm dünyayı dolaşan bir film oldu. O dönemde Çin'de büyük bir hit haline geldi ve orada çok başarılı bir dağıtım gerçekleştirdi." dedi.
Bucar, Slovenya çocuk sinemasının zamanla daha gerçekçi bir anlatıma yöneldiğini, fantastik unsurların yerini aile, okul ve ilk aşk temalarının aldığını ifade etti.
Slovenya'nın butik yapısına ve endüstriyel sınırlarına dikkati çeken Bucar, "Slovenya, ölçek olarak Türkiye ile karşılaştırılamaz. Biz sadece 2 milyon nüfuslu bir ülkeyiz. Konuyu bağlamına oturtmak gerekirse, her yıl yaklaşık 8 ila 10 kurmaca uzun metrajlı filmi finanse edebiliyoruz. Stratejik hedefimiz gereği, her yıl bunlardan en az bir tanesi, genellikle de iki tanesi çocuklar ve gençlik için hazırlanan filmler oluyor." diye konuştu.
Bucar, Slovenya'da 2016'da kabul edilen ulusal film eğitimi stratejisi sayesinde çocukları sinemayla buluşturduklarını aktararak, bu süreçte öğretmenlerin rolüne şunları kaydetti:
"Stratejimiz kapsamında okullar, sinemalar ve kültürel kurumlar arasında güçlü bağlar kurduk. Bizim için sadece filmlerin gösterilmesi yeterli değil. Öğretmenlerin, filmin nasıl izlenmesi gerektiğini çocuklara sunacak ve öğretecek donanıma sahip olması çok önemlidir. Bu da günümüz dünyasında hayati bir değer taşıyan medya okuryazarlığının bir parçasıdır."
– "Çocukların ihtiyacı olan şey insani ilişkiler ve ekranlardaki temsil"
TRT Çocuk Kanal Koordinatörü İsmihan Yılmaz ise konuşmasında bir kamu yayıncısı olarak TRT Çocuk'un taşıdığı büyük sorumluluğa ve çocuk içeriklerindeki üretim süreçlerine değindi.
Sektör buluşmalarının önemini vurgulayan Yılmaz, "Neyi neden ve nasıl yaptığımızı izleyicilerimize, kamuoyuna açıklayabileceğimiz bu tür platformlara her zaman ihtiyacımız var." dedi.
Yılmaz, TRT Çocuk'un çocuklar ve ebeveynlerin hayatı daha iyi anlamalarına katkı sunmayı amaçladığını belirterek, "Biz bir medya kuruluşu olarak sadece çocukların karşılaştığı durumlarla ilgileniyoruz. Fiziksel, zihinsel, bilişsel, sağlıkla ilgili ve sosyal sorunlar açısından çocukların yaşadığı her şeyi ele alıyoruz." ifadelerini kullandı.
Özellikle son yıllarda çocukların her zamankinden çok daha fazla zihinsel ve duygusal desteğe ihtiyaç duyduğunun altını çizen Yılmaz, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bunca yıl ve tecrübeden sonra çocukların ihtiyacı olan şeyin insani ilişkiler ve ekranlardaki temsil olduğunu tereddüt etmeden söyleyebilirim. İlişki kurabilecekleri daha fazla insan görmeye, takip edecekleri daha fazla rol modele ve fiziksel etkileşime ihtiyaçları var. Yani her şey çoğunlukla zihinsel ve duygusal ihtiyaçlarla ilgilidir."
Panel, iki farklı ülkenin çocuk sinemasına ve çocuk ekranına bakış açısındaki yapısal farklılıkların ve ortak hedeflerin tartışıldığı soru-cevap bölümüyle sona erdi.


