Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Kılıç, gündemi değerlendirdi:

– “Mekke Anlaşması yaşayacaksa bu anlaşmaya Mısır ve İran başta olmak üzere D-8 ülkelerinin tamamının katılımı sağlanmalıdır”

- "Mekke Anlaşması yaşayacaksa bu anlaşmaya Mısır ve İran başta

ANKARA (AA) – Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, "Mekke Anlaşması yaşayacaksa bu anlaşmaya Mısır ve İran başta olmak üzere D-8 ülkelerinin tamamının katılımı sağlanmalıdır." dedi.

Kılıç, parti genel merkezinde Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı devam ederken basın toplantısı düzenledi.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na değinen Kılıç, "Türkiye, Mekke Anlaşması'na sadık kalacaksa, anlaşmanın, İsrail'i İran tehdidinden koruyacak bir hüviyete bürünmesine mani olmalıdır. Mekke Anlaşması yaşayacaksa bu anlaşmaya Mısır ve İran başta olmak üzere D-8 ülkelerinin tamamının katılımı sağlanmalıdır." diye konuştu.

Terörsüz Türkiye için başlatılan sürecin çerçeve yasayla yasalaştırıldığını anımsatan Kılıç, Yeniden Refah Partisi olarak bu yasaya evet oyu vermediklerini hatırlattı. Kılıç, "Sürecin her aşamasının, referandum yoluyla şehit ailelerine, gazilerimize ve topyekun aziz milletimize danışılması gerektiğine bir kez daha dikkat çekiyoruz." ifadelerini kullandı.

Suç örgütü yöneticiliği iddiasıyla tutuklanan Alihan Kuriş ve beraberindekilere ilişkin soru üzerine Kılıç, İslam'ın kutsallarını ve mukaddes değerlerini istismar ederek politik ve ekonomik güce ulaşılmasının kabul edilebilir olmadığını belirtti.

Türkiye'nin geçmişte din istismarında bulunanlar nedeniyle büyük travmalar yaşadığını dile getiren Kılıç, "Ülkemiz 17/25 Aralık, Gezi olayları ve 15 Temmuz darbe girişimini yaşadı. Dolayısıyla adı, amacı ne olursa olsun tüm yapıların Anayasa çerçevesinde kalması, şeffaflık içinde yönetilmesi, kapılarını da kasalarını da devlete açık hale getirmesi bir mecburiyettir. Bu noktada yürütülen soruşturmaların da hukukun sınırları içinde kalması beklentimizdir." değerlendirmesinde bulundu.