Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Yeşim Sevince
Yeşim Sevince

Şiddetin Gölgesinde Bir Toplum: Nerede Yanlış Yaptık?

Son yıllarda toplum olarak içimizi sızlatan, vicdanımızı derinden yaralayan olaylara her geçen gün bir yenisi ekleniyor. Kadınlara yönelik şiddet, çocukların çocukları öldürdüğü akıl almaz vakalar, öğretmenine silah çeken gençler ve nihayetinde okullarda yaşanan toplu saldırılar… Tüm bu gelişmeler, sadece bireysel sapmalarla açıklanamayacak kadar derin ve karmaşık bir sorunun varlığına işaret ediyor.
Peki, biz nerede hata yaptık?
Toplumun temel yapı taşları olan aile, eğitim ve kültürel değerler zamanla aşınırken; şiddet, gündelik hayatın sıradan bir parçası haline gelmeye başladı. Çocuklar artık yalnızca sokakta değil, ekranların karşısında da büyüyor. Dijital dünyada maruz kaldıkları içerikler, gerçeklik algılarını şekillendiriyor. Şiddet içerikli oyunlar, mafya temalı diziler ve güç ile korkunun yüceltildiği hikâyeler, genç zihinlerde tehlikeli bir normalleşmeye yol açıyor.
Ancak sorunu yalnızca medya içeriklerine indirgemek de eksik bir bakış olur. Asıl mesele, çocuklara ve gençlere sağlıklı bir değerler sistemi kazandırılamamasında yatıyor. Empati duygusunun zayıflaması, öfke kontrolünün öğrenilememesi ve bireylerin kendilerini ifade edecek sağlıklı alanlar bulamaması, şiddeti bir “çözüm” gibi sunuyor.
Eğitim kurumları da bu dönüşümden nasibini almış durumda. Öğretmenlerin otoritesinin zedelendiği, saygı kavramının içinin boşaltıldığı bir ortamda, okul artık sadece bilgi aktarılan bir yer olmaktan çıkıp güvenlik kaygılarının gölgesinde kalan bir alana dönüşüyor. Oysa okul, bir çocuğun karakterinin şekillendiği en önemli yerlerden biri olmalıydı.
Toplum olarak yüzleşmemiz gereken acı gerçek şu: Şiddet, bir sonuçtur. Ve her sonuç gibi, onun da nedenleri vardır. Bu nedenler; ihmallerimizde, suskunluklarımızda ve görmezden geldiklerimizde saklıdır.
Bugün kaybettiğimiz her öğretmen, her çocuk, aslında hepimize bırakılmış bir sorumluluğun hatırlatıcısıdır. Artık sadece üzülmek yetmez. Sorgulamak, anlamak ve değiştirmek zorundayız.

Hayatını kaybeden öğretmenlerimize ve evlatlarımıza rahmet diliyorum. Onların anısı, daha adil, daha merhametli ve daha güvenli bir toplum inşa etme çabamızın en güçlü nedeni olmalıdır.

Yeşim Sevince 17.04.26′

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER