Ne kadar kolay söyleniyor değil mi? Sanki elimize cetveli alıp yere iki çizgi çekiyoruz ve mesele kapanıyor.
Oysa gerçek hayatta sınırlar öyle durduk yere çizilmiyor. İnsan, sınır çizmeyi kitaplardan değil, darbelerden öğreniyor.
Çünkü canınız hiç yanmamışsa, herkes size iyi niyetli görünür. Kırılmamışsanız, herkes dosttur. Yıpranmamışsanız, herkes güvenilir gelir.
Sonra hayat sahneye çıkar ve karakterleri tek tek tanıtmaya başlar.
Bir bakmışsınız, “canım kardeşim” dediğiniz kişi, eski eşinizle, eski sevgilinizle ya da geçmişinizin en hassas sayfalarından biriyle gayet samimi bir hikâyenin başrolüne dönüşmüş.
Bir bakmışsınız, yıllarca verdiğiniz emeği, desteği ve fedakârlığı unutup sizi nankörlükle suçluyor.
Bir bakmışsınız, yüzünüze gülen kişi, arkanızda sizin hakkınızda bambaşka bir biyografi yazmış. Üstelik sizin bile bilmediğiniz özelliklerinizi ekleyerek…
Derken hikâyeye bir yan karakter daha giriyor.
Sizin dost bildiğiniz başka bir yakın arkadaş, bütün bu olanları alkışlıyor. Hatta bazen alkışlamakla kalmıyor, orkestraya şeflik yapıyor.
Ve siz bütün bunları uzaktan, sessizce izliyorsunuz.
İşte tam o noktada insanın zihninde bir aydınlanma yaşanıyor.
Artık mesele sınır çizmek olmaktan çıkıyor.
Çünkü bazı insanlar, çizdiğiniz sınırı dekorasyon amacıyla kullanıyor.
Siz bir çizgi çekiyorsunuz, onlar üzerinden atlıyor.
Bir duvar örüyorsunuz, kapısını buluyorlar.
Bir kapı kapatıyorsunuz, pencereden giriyorlar.
Sonunda insan düşünüyor:
“Ben galiba sınır değil, dağ çizmeliyim.”
Öyle küçük bir tepe değil… Haritalarda görünen, zirvesinde kar eksik olmayan, tırmanış ekipmanı olmadan yaklaşılması mümkün olmayan bir dağ…
Çünkü bazı insanlar, iyi niyetinizi defalarca test ettikten sonra size coğrafya öğretiyor.
Ve günün sonunda anlıyorsunuz ki;
Sınırlar insanları uzaklaştırmak için değil, kendinizi korumak için vardır.
Ama bazı insanlar öyle ustalıkla sınır ihlali yapar ki, elinizde cetvelle başladığınız yolculuk, dağ mühendisliğiyle sonuçlanır.
İşte o yüzden bazı dağlar taşlardan değil, hayal kırıklıklarından oluşur.
Yeşim Sevince



YORUMLAR