Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Funda Ileri
Funda Ileri

Değişimin Kendi Lideri Olmak

Son zamanlarda fark ettiğim en büyük şey şu: Dünya inanılmaz hızlı değişiyor. Ve bu hızın içinde bazen bir şeyleri kaybettiğimi hissediyorum. Ama sonra şunu anladım, belki de mesele kaybetmek değil, yer açmak.

Eskiden bir şeye tutunmayı güven sanıyordum. Bir iş düzenine, bir planlama şekline, hatta kendimle ilgili bazı tanımlara… Ama hayat beni defalarca bu kalıpların dışına çıkardı. Özellikle iş hayatımda. Bir dönem her şeyi kontrol altında tutmaya çalışırken, beklenmedik gelişmeler oldu. Planlar değişti, gelirler dalgalandı, dengem sarsıldı. İlk refleksim direnmekti. “Neden böyle oldu?” diye sorgulamak.

Ama sonra fark ettim: Direndikçe zorlaşıyor. Bıraktıkça alan açılıyor.

Örneğin, bir dönem aynı anda birden fazla rol üstlenmeye başladım. Hem profesyonel işim, hem girişimcilik planlarım, hem de sosyal ve toplumsal sorumluluklarım vardı. İlk başta hepsini eski yöntemlerimle yönetmeye çalıştım, aynı disiplin, aynı bakış açısı. Ama yetmedi. Çünkü dünya değişmişti, ben de değişmek zorundaydım.

Orada bir kırılma yaşadım.

Kendime şu soruyu sordum: “Ben gerçekten neyi korumaya çalışıyorum?”

Cevap netti: Kontrol hissini.

Ama kontrol, değişimin olduğu bir dünyada bir illüzyon. Onu bırakmaya başladığımda, aslında daha güçlü hissettim. Çünkü bu sefer adapte olmaya başladım. Mesela artık her yeni şeyi hemen hayatıma sokmuyorum. Eskiden yeni bir trend gördüğümde hemen uygulamak isterdim. Şimdi ise duruyorum. Anlamaya çalışıyorum. Bu bana uygun mu? Bana ne katıyor? Gerçekten ihtiyacım var mı? Bu küçük duraksama anları, benim için büyük bir fark yarattı.

Bir diğer önemli farkındalığım da şu oldu: Her şeyi aynı hızda özümsemek zorunda değilim. Dünya hızlı olabilir, ama benim içselleştirme hızım bana ait. Bunu kabul etmek beni rahatlattı.

Bazen bir şeyi kaybediyoruz, bir alışkanlık, bir plan, bir beklenti. Eskiden bunun yasını tutardım. Şimdi ise şöyle bakıyorum: “Bu bana ne öğretti ve yerine ne gelebilir?”Bu bakış açısı beni daha esnek yaptı. Daha yaratıcı yaptı.

Özellikle kendi projelerimi geliştirirken bunu çok net hissediyorum. Eskiden her şeyin mükemmel olmasını beklerdim. Şimdi ise gelişen, evrilen bir yapı kuruyorum. Çünkü ben değiştikçe, yaptığım işler de değişiyor. Şunu çok net söyleyebilirim: Değişimi yakalamaya çalışmak yorucu. Ama değişimi yaşamak, onunla birlikte akmak çok daha güçlü bir şey.

Artık kendime şöyle diyorum:  “Her şeyi kontrol etmek zorunda değilsin. Ama her şeyi bilinçli şekilde seçebilirsin.” Ve belki de asıl mesele bu:

Hayat sana sürekli yeni versiyonlar sunuyor. Sen hangisini gerçekten özümseyip kendi hikâyene katacaksın?

Çünkü değişim kaçınılmaz. Ama onun lideri olmak, tamamen senin elinde.

 

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER